• Kategorilerim

  • Siir

Üçkağıtçı Türküsü

8/9/2008 · Kategori: Siir

Dünyaya kafayı takmasam fazla,
Avare gezerken geçer günlerim.
Her fırsatta alıp, elime sazla,
Hem çalar hem söyler, kendim dinlerim.
 
Memleket uğruna kahır da ne ki?
Vurdumduymazlıkla yaşarım peki.
Okur gazeteden magazin eki,
Top model seslenir, manken ünlerim.

Üçkâğıtçılığı bir meslek kılar,
Yeminleri bin bir yalana dolar,
Namuslu kişiye nefretle dolar,
Arsızda, hırsızda erir kinlerim.

Uğraştırma, yorma; değeri neyse,
Verip kurtulalım, rüşvet gerekse.
Almak için ben de, kıssadan hisse,
Yola tel gerince, olur yünlerim.

Ne dürüstçe kazanç, ne alında ter,
Soygunla 'bey, paşa' olmaya yeter.
Gün gelir cepte ki mangırlar biter,
Sonra hatırlanır yamuk dünlerim.

Sadede gelelim, sadede asıl;
Bunlar kuru güfte, bomboş bir fasıl,
Dinimi, töremi bıraktım nasıl?
Gayrı iflah olmaz, böyle inlerim.

Mehmet Ertuğrul

Şerefli Bir Geçiş

30/8/2008 · Kategori: Siir

Düşünceme dostlarım bile değer vermezken,

Çekinmem, gerçekleri yazar yazar geçerim.

İman güneşi batar, ülkü gülüm solarken,

Küfürün bağlarını bozar bozar geçerim.

 

Memleketimi etten duvarla ördüğümde,

Düşman dahi bilmişti; Bu sevgi kördüğümde.

Bayrağımı kirleten bir leke gördüğümde;

Etrafı yıkıp-yakıp tozar tozar geçerim.

 

Yarı yolda kalırım deli-dolu çağımda,

Kurtlar ölmüş, tükenmiş, çakal pusmuş dağımda,

Çökmüşüm dizim yerde, yumruğum şakağımda,

Cinnetin sınırını azar azar geçerim.

 

Açık sözlülük değil; Fesatlıkta sakınca,

Aklınla hareket et, hemen kapılma hınca.

Mertçe haykırmayıp ta; İçten hesap yapınca,

Kendi kuyumu kendim kazar kazar geçerim.

 

Yarınlar seslenirken kurtuluş için düne,

Şehadeti tadacak yavuz huylular gene,

Çevrilince namlular Türk adının üstüne;

Kurşunları bahtıma dizer dizer geçerim.

Mehmet Ertuğrul

Destan Olsun

29/8/2008 · Kategori: Siir

Yollar, beller aşalım, kardeş illere doğru,

El ele yürüyelim, bu cihana şan olsun.

Mühürlensin topraklar; yıldızım, hilalimle

Dildaşımın olduğu yer bana vatan olsun.

Havalar bozulsa da, bozulmasın aramız,

Sarılalım birliğe, isterse boran olsun.

Esaret zincirini kırdığında soydaşım,

Kenetlensin dağılmış yiğitler bin can olsun.

Âleme nizam için; dillerde, gönüllerde,
Allah'ın buyruğudur; tek yasa Kur'an olsun.

Bayrağın gölgesinde toplansın yine millet,

Ebed-müddet yaşasın; devlet-i Turan olsun.

Yurdumuzdan sürülsün, cümle hain öteye,

Varsın o günden sonra dört bir yan düşman olsun.

Sancakları kaldırmış, şanlı askerlerimiz,

Pusatlar kuşanınca; oluk oluk kan olsun.

Savaşlarda ordumuz muzaffer kılınınca,

Her Türkoğlu özünde birer görklü han olsun.

Dedem Korkut icazet versin ozanlığıma,

Desin ki 'Ey! Ertuğrul' yaz gayrı destan olsun.

Mehmet Ertuğrul

Serçe

27/8/2008 · Kategori: Siir

Su şırıltısının geldiği yöne,
Gidelim, takıl da peşime serçe.
Serince bir rüzgâr eserse yine,
Gel avuçlarıma, üşüme serçe.

Senle iyi olsun isterim aram,
Cani değilim ki zevk için vuram,
Hepi topu etsin; etin kaç gram?
Gelmezsin sen benim dişime serçe.

Kendine iyi bak, vücudun narin,
Sıcak bir memleket olmalı yerin,
Buraya güz geldi, iyice gerin,
Bir veda için kon; başıma serçe.

Mehmet Ertuğrul

İstek

26/8/2008 · Kategori: Siir

Bir umman gizlenmiş bendeki özde,
Gözünle gözüme dal istiyorum.
Su misali aksın, bağını çöz de,
Saçını omzundan sal istiyorum.

Kâh kül eyle...
Kâh buz eyle, kâh kül eyle.
Beni yakan saçlarından,
Perçem eyle, kahkül eyle.

Ne gece yarısı, ne öğlen vakti,
Ayrılık olmasın; dileğim tekti,
Yüzünü görmeyi; bak, canım çekti,
Her zaman yanımda kal istiyorum.

Gör düğümü...
Gönlüme bak, gör düğümü.
Sen de âşık olmaz mıydın?
Görsen sende gördüğümü.

Zemheri vuranda, talandır bağım,
Seninle duruldu en deli çağım.
Merhamet eyle ki; Sen ey, yandığım,
Beni kollarına al istiyorum.

Deva mı var?
Ben yanmışım, deva mı var?
Bilirim ki, yâr dilinden,
Çektiğimin devamı var.

Mehmet Ertuğrul

« Önceki :: Sonraki »